osmanli turkcesi ile konusan insan

osmanlı türkçesi olmadığını öğrenince üzülecektir. konuştuğunu sandığı dil osmanlıcadan başka bir şey değildir, o da türkçe değildir.

duman alti

hangi entrymi boşa harcamasam diye düşünürken denk geldi adı. kaçıncı olduğunu da bilmiyorum itiraf etmek gerekirse.

öyle işte.

bir de aklıma geldi nedense, bir zamanlar bir murat kekilli vardı. onun çok değişik bir şarkısı da vardı. dünyanın en güzel gözleri eşek gözleri diye başlayan. dedimya alakasız bir gündeyim.

8 gorunmez yazar

kimse kim size ne diye adlarına konuşma hakkımı kullandığım yazarlar.

bi öpücüğe kanmazlar sanırım.

mehmet agar

veli küçük, mehmet ağar karşısında kumda oynayan çocuk kalır.

3 mayis

boş işllerle uğraşma günüdür.

calamity

bedduam (!) tuttu diye sevineyim ben en iyisi.

#2436357

adolf hitler

kendisiyle birlikte bıyığının da ölmesi çok üzücü.

o kahkül ve bıyık yaşamalıydı. yaşamak onların hakkıydı asıl.

kacak sigara

devlet cari açığı tekel ürünlerinden kapamaya çalıştıkça her türlü alacağım sigara. devlet düşünmüyorsa kendini bu kadar siz neden düşünmeye ve korumaya çalışıyorsunuz ben onu anlamıyorum? devletin tuzu bu kadar kuruyken siz neden nemleniyorsunuz amk?

king of the tawn

cübbeyle sıçsın.

ogretmenin ensesini coplayan polis

polis hedef olur tabi. yazık lan adama :(


son 10 yılda polis tarafından öldürülen insan sayısı 20 leri geçmişken, sakatlanan, hastanelik olan insan sayısı yüzlerle sayılırken tabi lan. yazık adamlara hakkaten.

şimdi buradan sövmeye başlıyorum ben bu mahlukları küçümseyene. kulakları çınlayınca bana haber etsinler ben susarım sonra.

ogretmenin ensesini coplayan polis

halktan değildir. o çok özel biridir. ulan adam babasını öldüren insana bu kadar kinli, bu kadar öfkeli olabilir ancak. bildiğin düşmanına saldırıyor sanki adam. gözleri öfke ve kinle öyle bir ışıldıyor ki. of ulan. kesk eyleminde öğretmenden bol birşey yoktur ama olduki öğretmen değil bu onun bu halk düşmanlığını yok saymamıza neden olur mu? olmaz bence. bildiğin karşısındaki öldürmeye, yaralamaya çalışan adam insanlık düşmanıdır.

birlik ve beraberlige en cok ihtiyac duydugumuz su gunlerde

<bkz: geçmedi gitti>

ozgurluk

suriye'de yaşıyor olsaydınız keşke. yakında abd, israil ve türkiye size de özgürlük getirirdi. o zaman inanırdınız varlığına.

rasta

somaliliyi bilmem de jameikalılar güzel yapıyor diyorlar. malum çıkış yeri ora olduğundan bilirler yani. bob marley malum.

idee fixe

sarhoş olduktan sonra yok abi ben sarhoş değilim demişliği var. hatta benim bu adamı unutmuşluğum var. jdakljdkasdjald adamı arabanın arka koltuğunda sanarken gelen telefondan 20 saniye önce farkettim ki son bıraktığımız arkadaşın yanında kalmış puşt.

redhack

son olarak afişe ettiği sayın muhbir vatandaşlar ile büyük bir sessizliği bozmuş devrimci hack gurubu. polisin polnet ağına sızmayı başarmış ve ihbar maillerini yayınlamaya başlamışlar.

http://www.kizilhack.org/...eleri-muhbirler_27.html

klavyedeki silik tuslar

w. a. s. d hep oyunlar yüzünden hep.

osmanli padisahlari

padişah olarak bir tek deli ibrahimi sayarım gerisi çok ta umrumda değil sülalece.

osmanli imparatorlugu

roma imparatorluğu osmanlı kurulduğunda zaten bitmişti. övünmek için başka birşey bulun gelin. doğu roma roma imparatorluğunun arta kalanından da azıydı. kaldı ki romanın roma olduğu zamanlar hanibal tek başına neredeyse bir ucundan girip öbür ucundan çıkkabilmişti.

tarih mi bilmiyorsunuz taşak mı geçiyorsunuz anlamıyorum.

kar beyaz

bol spoylerli yazı.


çok konuşma içermeyen, zaman zaman çok durağan olsada zaman zaman, zaman zaman fotoğraf karelerini slayt şeklinde izliyormuş etkisi yapsada hunger gibi bir karın ağrısı bırakmadı değil hani. hasan'ın mecburen büyümüşlüğü, sorumluluk edinmişliğinin yanında kaybettiği zagorun arkasından dudak büküp kalışı bile koyuyor adama. çay ocağının işleten çocuğun (adını unuttum şu an kusura bakmayın) çocuğa karşı ikircikliği ve sevdiğinden haber mi beklesin, kendi derdine mi çocuğa mı üzülsün hali güzeldi. hepimizin zaman zaman düştüğü kendi dertlerimizle, yolda, sokakata gördüğümüz, rastladığımız insana yardım etmekle etmemek arasındaki ince çizginin haliydi o.

filmin bir yerinde geçen hayat varsa umut var lafı özet gibiydi aslında. sürekli bir geri dönüş, zamana dönüş hali kafa karıştırıyor zaman zaman. bu geri dönüşleri kaçırırsanız film saçma gelebiliyor bazı anlarda. hasanın boyu kadar gügümle verdiği mücadele, dağ bayır aşması, kış günü ayran satmaya çabalaması ki kardeşlerine götürebileceği bir lokma ekmek peşindedir bacak kadar boyuyla, orman mühendisinden alamadığı 50 kuruş yüzünden zamanında gidemediği evi. köy dolmuşunu beklerken çocuklaşır sürekli ama verilen ekmeğin ucundan bir lokma alıp cebine koyacak kadar da büyüktür hasan.

çok diyalog olmasa da umudu, umutsuzluğu, çaresizliği, öfkeyi, herşeyi çok güzel betimlemiş yönetmen. bu fotograf karelerinin durağanlığını çok takmadım bu yüzden bu filmde. sonuçta bence güzel film. tafsiye ederim.